İçeriğe geç
Prof. Dr. Ersin Gündoğan

Rektum Kanseri

Rektum, kalın bağırsağın anüse bağlanan son bölümüdür. Rektum kanseri, bu bölgenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişir.

Son güncelleme: 15 Ağustos 2026

Son güncelleme: 15 Ağustos 2026

Rektum Kanseri nedir? Tanı, Tedavi ve Takip süreci. Hastaların Bilmesi Gerekenler

Genel Bakış

Rektum, kalın bağırsağın anüse bağlanan son bölümüdür. Rektum kanseri, bu bölgenin iç yüzeyini döşeyen hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişir. Çoğu rektum kanseri, polip adı verilen iyi huylu oluşumlardan yıllar içinde gelişir; bu nedenle erken dönemde saptanması mümkündür.

Rektum kanseri kolon kanseriyle birlikte “kolorektal kanser” başlığı altında değerlendirilse de pelvis içindeki dar anatomik konumu nedeniyle tanı, cerrahi teknik ve ışın tedavisi açısından kendine özgü özellikler taşır. Erken tanı, hem hastalığın kontrol şansını hem de makat kaslarının ve bağırsak fonksiyonlarının korunmasına yönelik seçenekleri artırabilir.

Kolorektal kanser taramasına ortalama riskli kişilerde birçok uluslararası kuruluş 45 yaşında başlanmasını önermektedir. Aile öyküsü, kalıtsal sendrom veya iltihabi bağırsak hastalığı varsa tarama daha erken başlayabilir ve kişiye özel planlanır [4].

Belirtiler ve Risk Faktörleri

Hangi belirtiler rektum kanserini düşündürür?

  • Dışkıda kan görülmesi veya makattan kanama
  • Dışkılama alışkanlığında kalıcı değişiklik; ishal, kabızlık veya dışkı biçiminde değişme
  • Sık dışkılama ihtiyacı veya dışkılama sonrası tam boşalamama hissi
  • Karın ya da makat çevresinde ağrı, kramp veya şişkinlik
  • Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık veya belirgin halsizlik
  • Demir eksikliği ve kansızlık (anemi)

Bu yakınmalar basur (hemoroid) veya makat çatlağı (anal fissü) gibi iyi huylu hastalıklarda da görülebilir. Ancak yeni başlayan, tekrarlayan veya birkaç hafta süren belirtiler; özellikle 45 yaş üzerinde ya da aile öyküsü olan kişilerde hekim tarafından değerlendirilmelidir. Şiddetli kanama, bayılma, giderek artan karın ağrısı, kusma veya gaz–dışkı çıkaramama acil değerlendirme gerektirir.

Kimlerde risk daha yüksektir?

Yaşın ilerlemesi, birinci derece akrabalarda kolorektal kanser veya ileri polip öyküsü, Lynch sendromu ve ailesel adenomatöz polipozis gibi kalıtsal durumlar, uzun süreli iltihabi bağırsak hastalıkları (Ülseratif kolit veya Crohn hastalığı) riski artırır. Sigara, yüksek alkol tüketimi, obezite, fiziksel hareketsizlik ve işlenmiş etten zengin beslenme de değiştirilebilir risk faktörleri arasındadır. Risk faktörüne sahip olmak mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez.

Tanı ve Evreleme

Tanının temel yöntemi kolonoskopidir (bağırsağın, ucunda kamera bulunan ince bir hortumla incelenmesi). İşlem sırasında tümörün yeri görülür, eş zamanlı başka polip veya tümörler araştırılır ve şüpheli dokudan biyopsi (parka alma) alınır. Kesin tanı patoloji incelemesiyle konur.

Tanıdan sonra hangi incelemeler yapılır?

  • Pelvik rektum MR’ı: Tümörün bağırsak duvarındaki derinliğini, mezorektal fasyaya ve komşu yapılara uzaklığını, lenf düğümlerini ve damar çevresi tümör yayılımını değerlendirir. Lokal tedavi planının temel görüntüleme yöntemidir [1,2].
  • Toraks ve abdomen BT: Akciğer, karaciğer ve diğer bölgelerde yayılım olup olmadığını araştırır [1,2].
  • CEA kan testi: Tanı koydurmaz; başlangıç değeri ve tedavi sonrası seyri, uygun hastalarda takip için yardımcı olabilir [1,4].
  • Tümör biyobelirteçleri: Tüm hastalarda tümör dokusunda DNA yanlış eşleşme onarım proteinlerinin (MMR) veya mikrosatellit instabilitesinin (MSI) değerlendirilmesi önerilir. Sonuçlar Lynch sendromu olasılığını ve bazı ileri evrelerde tedavi seçimini etkileyebilir [1,2,4].

Evreleme yalnızca “kaçıncı evre” sorusunu yanıtlamaz. Tümörün makata (anüse) uzaklığı, çevresel cerrahi sınıra yakınlığı, lenf düğümleri, damar dışı yayılım ve uzak metastaz varlığı tedavinin sırasını belirler. Bu nedenle görüntülerin kolorektal cerrahi, radyoloji, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve patoloji uzmanlarının yer aldığı bir konseyde değerlendirilmesi önemlidir.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi; tümörün evresi ve yerleşimi, biyolojik özellikleri, kişinin genel durumu, bağırsak fonksiyonu ve hasta tercihleri dikkate alınarak kişiselleştirilir.

Çok erken evre hastalık

Uygun seçilmiş, küçük ve yüzeyel tümörlerde makat yoluyla lokal çıkarma uygulanabilir. Ancak lenf düğümleri bu işlemle çıkarılmadığından; tümörün boyutu, derinliği, hücresel derecesi, damar-sinir tutulumu ve cerrahi sınırlar dikkatle değerlendirilir. Patoloji beklenenden yüksek risk gösterirse tamamlayıcı radikal cerrahi veya başka tedaviler gerekebilir.

Lokal ileri hastalık ve ameliyat öncesi tedavi

Rektum kanserinin bazı evrelerinde kemoterapi ve radyoterapi ameliyattan önce uygulanabilir. Bu tedavi planına “total neoadjuvan tedavi” adı verilir. Amaç; tümörü küçültmek, olası kanser hücrelerini erken dönemde tedavi etmek ve ameliyatın başarısını artırmaktır. Bazı hastalarda makatın ve bağırsak bütünlüğünün korunma olasılığı da artabilir.

Her rektum kanseri hastasının bu tedavileri alması gerekmez. Tedavi planı; tümörün yeri, evresi, MR bulguları ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel hazırlanır [1–4].

Cerrahi tedavi

Cerrahi tedavinin amacı, kanserli bağırsak bölümünü çevresindeki lenf bezleriyle birlikte güvenli biçimde çıkarmaktır. Orta ve alt rektum tümörlerinde, tümörü çevreleyen dokuların bir bütün olarak çıkarılmasını sağlayan “total mezorektal eksizyon” (TME) adı verilen cerrahi teknik uygulanır.

Uygun hastalarda ameliyat laparoskopik veya robotik yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Ancak ameliyat yönteminden daha önemli olan; tümörün geride hastalıklı doku bırakılmadan çıkarılması, güvenli cerrahi sınırların sağlanması ve işlemin onkolojik cerrahi ilkelerine uygun yapılmasıdır. En uygun yöntem; tümörün özellikleri, hastanın genel durumu ve cerrahi ekibin deneyimi dikkate alınarak belirlenir [1,2].

Klinik tam yanıt ve ‘izle ve bekle’ yaklaşımı

Ameliyat öncesi tedavi sonrasında muayene, endoskopi ve MR’da tümör bulgularının tamamen kaybolduğu seçilmiş hastalarda, deneyimli merkezlerde ameliyatsız yakın takip düşünülebilir. Bu yaklaşım standart bir “tedavisiz bırakma” değildir. İlk yıllarda sık rektal muayene, kolonoskopi, MR ve sistemik görüntüleme gerektirir; tümör alanında yeniden büyüme olabileceği için kurtarma cerrahisine zamanında yapılması şarttır. Karar, belirsizlikler ve alternatifler hasta ile ayrıntılı konuşularak verilmelidir [1–3].

Makat koruyucu cerrahi nedir?

Makat çevresindeki kaslar, dışkının tutulmasını ve kontrollü şekilde yapılmasını sağlar. Tümör bu kaslara ilerlememişse ve kanserli dokunun güvenli biçimde çıkarılması mümkünse makat korunabilir. Böylece hasta dışkılamaya normal yoldan devam edebilir.

Makatın korunup korunamayacağı yalnızca tümörün makata olan uzaklığına bağlı değildir. Tümörün makat kaslarıyla ilişkisi, uygulanan tedaviye verdiği yanıt, hastanın mevcut dışkı kontrolü ve ameliyat sonrasında beklenen yaşam kalitesi birlikte değerlendirilir. Öncelikli amaç kanserli dokunun güvenli ve tamamen çıkarılmasıdır.

Stoma (torba) gerekecek mi?

Stoma, bağırsağın karın duvarına açılması ve dışkının vücut dışındaki özel bir torbada toplanmasıdır. Rektum kanseri ameliyatı geçiren her hastada stoma gerekli değildir.

Makatın korunduğu bazı ameliyatlarda, yeni yapılan bağırsak bağlantısının güvenli şekilde iyileşmesini sağlamak amacıyla geçici stoma açılabilir. İyileşme tamamlandıktan ve bağlantının güvenli olduğu doğrulandıktan sonra stoma çoğunlukla ikinci bir ameliyatla kapatılabilir.

Tümör makat kaslarına ilerlemişse veya bağırsağın güvenli şekilde yeniden birleştirilmesi mümkün değilse kalıcı stoma gerekebilir. Bu karar; kanserin güvenli biçimde tedavi edilmesi, ameliyat sonrası komplikasyon riskinin azaltılması ve hastanın yaşam kalitesinin korunması birlikte değerlendirilerek verilir.

Stoma düşüncesi başlangıçta endişe verici olabilir. Ancak doğru eğitim ve destekle stoma bakımı öğrenilebilir; hastalar günlük yaşamlarına, işlerine ve sosyal etkinliklerine devam edebilir. Ameliyat öncesinde stoma hemşiresiyle görüşmek, stoma yerinin belirlenmesi ve bakım eğitiminin alınması uyum sürecini kolaylaştırır.

İlgili ameliyatTAMİSAmeliyatın nasıl yapıldığını ve iyileşme sürecini okuyun →

İyileşme ve Takip

Günümüzde rektum kanseri ameliyatlarından sonra iyileşmeyi hızlandıran özel bakım programları uygulanmaktadır. Bu programlar; ameliyat öncesi hazırlığı, etkili ağrı kontrolünü, erken beslenmeyi ve hastanın mümkün olduğunca erken yürümeye başlamasını kapsar.

Hastanede kalış süresi ve günlük yaşama dönüş zamanı herkeste aynı değildir. Uygulanan ameliyat, alınan ek tedaviler, yaş, genel sağlık durumu ve kişisel iyileşme hızı bu süreyi etkiler.

Bağırsak, idrar ve cinsel işlevlerde değişiklik olabilir mi?

Rektum ameliyatından sonra bağırsak alışkanlıklarının bir süre değişmesi normaldir. Bazı hastalarda:

  • Sık ve az miktarda dışkılama
  • Kısa aralıklarla tekrar tuvalete gitme ihtiyacı
  • Ani sıkışma hissi
  • Gece dışkılama
  • Gaz veya dışkı kontrolünde zorlanma

görülebilir.

Bu yakınmalar “düşük anterior rezeksiyon sendromu” olarak adlandırılır. Şikâyetler çoğu hastada zamanla azalır. Beslenmenin düzenlenmesi, uygun ilaçların kullanılması, pelvik taban egzersizleri ve bazı hastalarda bağırsak yıkama uygulamaları şikâyetlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

Rektum kanseri için uygulanan ameliyat ve diğer tedaviler bazen idrar yapma ve cinsel işlevleri de etkileyebilir. Bu tür yakınmalar utanılacak veya gizlenecek durumlar değildir. Kontroller sırasında hekime anlatılması, uygun destek ve tedavinin planlanmasını sağlar.

Düzenli takip neden önemlidir?

Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli kontrollere devam edilmesi önemlidir. Takibin amacı:

  • Hastalığın tekrarlaması durumunda bunu erken dönemde saptamak
  • Kolonoskopiyle yeni polip veya tümör gelişimini değerlendirmek
  • Tedaviye bağlı bağırsak, idrar ve cinsel işlev sorunlarını belirlemek
  • Hastanın beslenme, günlük yaşam ve genel sağlık durumunu izlemektir.

Takip programında muayene, CEA adı verilen kan testi, bilgisayarlı tomografi, kolonoskopi ve gerektiğinde rektum MR’ı yer alabilir. Bu kontrollerin sıklığı hastalığın evresine ve uygulanan tedaviye göre kişiye özel belirlenir.

Ameliyat yapılmadan yakın takip edilen, yani “izle ve bekle” programına alınan hastalarda kontroller daha sık ve ayrıntılı yapılır [1,5].

Sık Sorulan Sorular

Rektum kanserinin evresi ne anlama gelir?

Evre, hastalığın rektum duvarında ne kadar ilerlediğini, çevredeki lenf bezlerine veya başka organlara yayılıp yayılmadığını gösterir. Evreleme için başta rektum MR’ı ve bilgisayarlı tomografi olmak üzere çeşitli incelemelerden yararlanılır.

Güncel kılavuzlara göre tedavi kararı yalnızca hastalığın evresine bakılarak verilmez. Tümörün rektumdaki yeri, makat kaslarıyla ilişkisi, MR’da görülen risk özellikleri, biyolojik yapısı ve hastanın genel sağlık durumu da birlikte değerlendirilir. Bu nedenle aynı evredeki iki hastanın tedavi planı farklı olabilir [1,2,4].

Rektum kanseri tamamen tedavi edilebilir mi?

Evet. Özellikle hastalık bağırsak ve çevresindeki lenf bezleriyle sınırlıyken tamamen tedavi edilme olasılığı yüksektir. Daha ileri evrelerde de kemoterapi, radyoterapi ve cerrahinin uygun sırayla uygulanmasıyla uzun süreli hastalık kontrolü ve bazı hastalarda tamamen iyileşme sağlanabilir.

Tedavinin başarısı; hastalığın evresine, tümörün biyolojik özelliklerine, tedaviye verdiği yanıta ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Bu nedenle internet üzerinde yer alan genel istatistikler, tek bir hastanın sonucunu kesin olarak göstermez [1,4]. Bu nedenle her hasta için sonuçlar kişisel olarak değerlendirilmelidir.

Rektum kanseri ameliyatından sonra herkese torba takılır mı?

Hayır. Rektum kanseri ameliyatı geçiren her hastada stoma, yani torba gerekli değildir. Stoma gereksinimi; tümörün yerine, makat kaslarıyla ilişkisine, uygulanan ameliyatın türüne ve bağırsak bağlantısının güvenliğine göre belirlenir.

Bazı hastalarda stoma hiç gerekmez. Bazı hastalarda bağırsak bağlantısının iyileşmesini korumak amacıyla geçici olarak açılır ve daha sonra kapatılabilir. Tümörün makat kaslarına ilerlediği veya güvenli bir bağırsak bağlantısının mümkün olmadığı daha az sayıdaki hastada kalıcı stoma gerekebilir.

Ameliyattan önce neden ışın veya ilaç tedavisi verilir?

Bazı rektum kanserlerinde ameliyattan önce radyoterapi ve kemoterapi uygulanabilir. Bu tedavilerin amacı tümörü küçültmek, bulunduğu bölgede hastalığın kontrolünü artırmak ve görüntüleme yöntemleriyle henüz fark edilemeyen kanser hücrelerini erken dönemde tedavi etmektir.

Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Tedavinin türü ve sıralaması; tümörün yeri, evresi, MR bulguları ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenir.

Tedaviye tam yanıt verirsem ameliyat olmayabilir miyim?

Ameliyat öncesi tedaviden sonra tümör bulguları tamamen kaybolan bazı seçilmiş hastalarda, ameliyat yerine çok yakın takip düşünülebilir. Ancak bu yaklaşım her hasta için uygun değildir.

“Tam yanıt” kararı yalnızca biyopsi sonucuna göre verilmez. Rektal muayene, endoskopi ve yüksek kaliteli rektum MR’ı birlikte değerlendirilir. Ameliyatsız takip tercih edilirse kontrollerin düzenli, sık ve uzun süreli yapılması gerekir. Tümörün yeniden büyümesi durumunda zamanında ameliyat uygulanabilmesi önemlidir.

Tedavi ne kadar sürer?

Tedavi süresi hastalığın evresine ve uygulanacak tedavilere göre değişir.

Erken evrede yalnızca ameliyat gereken hastalarda, ameliyat ve ilk iyileşme dönemi genellikle 1–3 ay içinde tamamlanabilir. Ameliyat sonrasında kemoterapi gerekirse bu süre uzayabilir.

Ameliyattan önce kemoterapi ve radyoterapi uygulanması gereken lokal ileri rektum kanserinde ise tedavi daha uzun sürer. Kemoterapi, radyoterapi, tedaviye yanıtın yeniden değerlendirilmesi ve ameliyat birlikte düşünüldüğünde toplam süreç çoğu hastada yaklaşık 6–9 ay sürebilir.

Radyoterapi bazı hastalarda yaklaşık 1 hafta, bazı hastalarda ise kemoterapiyle birlikte yaklaşık 5–6 hafta uygulanabilir. Kemoterapi bölümü kullanılan ilaçlara ve tedavi planına göre çoğunlukla 3–4 ay sürer. Tedaviler tamamlandıktan sonra muayene, endoskopi ve rektum MR’ıyla tümörün verdiği yanıt değerlendirilir ve ameliyatın ya da yakın takip programının zamanı belirlenir [1–4].

Bu süreler yaklaşık değerlerdir. Tedaviye verilen yanıt, ilaçların yan etkileri, ameliyat sonrası iyileşme ve ek tedavi gereksinimi toplam süreyi değiştirebilir.

Rektum kanseri kalıtsal mıdır?

Rektum kanserlerinin büyük bölümü doğrudan anne veya babadan geçen kalıtsal bir hastalık değildir. Bununla birlikte hastaların bir kısmında Lynch sendromu gibi kalıtsal yatkınlıklar bulunabilir.

Güncel öneriler, kolorektal kanser tanısı alan hastaların tümör dokusunda Lynch sendromu açısından yol gösterici olan MMR veya MSI testlerinin değerlendirilmesini desteklemektedir. Test sonucunda şüpheli bir bulgu saptanırsa genetik danışmanlık ve kan testi önerilebilir [2,6].

Kalıtsal bir durum belirlenmesi yalnızca hastanın tedavisi açısından değil, aile bireylerinin hangi yaşta ve ne sıklıkta taranması gerektiğini belirlemek açısından da önemlidir. Ancak ailede rektum kanseri bulunması, diğer bireylerde mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmez.

Tedavi sırasında nasıl beslenmeliyim?

Rektum kanseri olan herkes için geçerli tek bir beslenme programı yoktur. Beslenme planı; uygulanacak tedaviye, bağırsak alışkanlıklarına, stoma varlığına, kilo durumuna ve eşlik eden hastalıklara göre kişiye özel hazırlanmalıdır.

Güncel beslenme kılavuzları, kanser tedavisi sırasında kilo kaybının ve yetersiz beslenmenin erken fark edilmesini önermektedir. Yeterli enerji, protein ve sıvı alınması tedavinin daha iyi tolere edilmesine ve iyileşmeye yardımcı olabilir [7].

İshal, kabızlık, iştahsızlık, bulantı veya istemsiz kilo kaybı gelişirse hekim ve diyetisyenle görüşülmelidir. Her hastanın gereksinimi farklı olduğu için gereksiz ve çok kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılmalıdır. Bitkisel ürünler ve gıda takviyeleri kemoterapi ilaçlarıyla etkileşebileceğinden doktora danışılmadan kullanılmamalıdır.

Geçici stoma ne zaman kapatılır?

Geçici stomanın kapatılması için herkes açısından geçerli kesin bir süre yoktur. Öncelikle bağırsak bağlantısının güvenli şekilde iyileşmiş olması, enfeksiyon veya kaçak bulunmaması ve hastanın yeni bir ameliyata uygun durumda olması gerekir.

Kemoterapi gibi devam eden tedaviler ve hastanın genel sağlık durumu da stomanın kapatılma zamanını etkileyebilir. Kapatma işleminden önce bağırsak bağlantısı muayene, kolonoskopi veya görüntüleme yöntemleriyle kontrol edilebilir.

Güncel stoma cerrahisi kılavuzları da kapatma kararının hastaya özel verilmesini ve stoma bakım eğitiminin tedavi sürecinin bir parçası olmasını önermektedir [8].

Rektum kanseri tedavisinden sonra cinsel yaşam etkilenir mi?

Rektumun çevresindeki sinirler idrar yapma ve cinsel işlevlerle yakından ilişkilidir. Ameliyat, radyoterapi ve diğer tedaviler bazı hastalarda cinsel istekte azalma, erkeklerde sertleşme veya boşalma sorunları, kadınlarda vajinal kuruluk ya da ilişki sırasında ağrıya neden olabilir.

Bu sorunların ortaya çıkması hastanın yaşına, uygulanan tedaviye ve tedavi öncesindeki işlevlerine göre değişir. Bazı yakınmalar zamanla azalabilir; bazıları ise ilaç, pelvik taban rehabilitasyonu veya uzman desteği gerektirebilir.

Güncel takip ve yaşam kalitesi kılavuzları, idrar ve cinsel işlevlerin kontroller sırasında özellikle değerlendirilmesini önermektedir. Bu nedenle hastaların bu yakınmalarını hekimleriyle paylaşmaları önemlidir [5]. Gerektiğinde üroloji, kadın hastalıkları, fizik tedavi veya cinsel sağlık alanında destek alınabilir.

Makattan kanama kesin olarak kanser anlamına mı gelir?

Hayır. Makattan kanamanın hemoroid ve makat çatlağı gibi iyi huylu nedenleri de vardır. Ancak kanama yalnızca “basur” olarak değerlendirilmemelidir.

Kanama tekrarlıyorsa veya dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ya da kansızlık eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. Kanamanın nedeni muayene ve gerektiğinde kolonoskopiyle belirlenmelidir.

Ameliyattan sonra ne zaman normal hayatıma dönebilirim?

Günlük yaşama dönüş süresi kişiden kişiye değişir. Çoğu hasta hafif günlük aktivitelerine birkaç hafta içinde kademeli olarak başlayabilir. Ancak ağır kaldırma, araç kullanma, egzersiz ve işe dönüş zamanı uygulanan ameliyata ve iyileşme hızına göre farklılık gösterir.

Aktivitelerin aşamalı olarak artırılması ve hekimin önerilerine uyulması önemlidir. Ateş, giderek artan ağrı, karında belirgin şişlik, sürekli kusma, yara yerinde akıntı veya ciddi dışkılama sorunu gelişirse sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir.

Bilmeniz gereken

Rektum kanserinde en doğru tedavi, yalnızca hastalığın evresine değil; tümörün rektumdaki yerine, MR bulgularına, biyolojik özelliklerine ve kişinin önceliklerine göre multidisipliner bir kurulda planlanır.

Bilimsel Kaynaklar

Bu sayfadaki bilgiler hazırlanırken güncel uluslararası kılavuzlar ve yüksek düzey bilimsel çalışmalar esas alınmıştır.

  1. ESMO Clinical Practice Guideline: Localised Rectal Cancer (2025)
  2. ASCRS Clinical Practice Guideline: Management of Rectal Cancer—2023 Supplement
  3. ASTRO Clinical Practice Guideline Focused Update: Radiation Therapy for Rectal Cancer (2025)
  4. NCI Rectal Cancer Treatment (PDQ®), health professional version
  5. ASCRS Clinical Practice Guideline: Surveillance and Survivorship Care After Curative Treatment (2021)
  6. National Cancer Institute. Genetics of Colorectal Cancer (PDQ®). Güncelleme: 21 Mart 2025. https://www.cancer.gov/types/colorectal/hp/colorectal-genetics-pdq
  7. Muscaritoli M, Arends J, Bachmann P, ve ark. ESPEN practical guideline: Clinical nutrition in cancer. Clinical Nutrition.2021;40(5):2898–2913. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33946039/
  8. Davis BR, Valente MA, Goldberg JE, ve ark. The American Society of Colon and Rectal Surgeons Clinical Practice Guidelines for Ostomy Surgery. Diseases of the Colon & Rectum. 2022;65(10):1173–1190. https://www.ascrsu.com/ascrs/view/ASCRS-Toolkit/2851081/all/Ostomy_Surgery__2022_

Önemli Bilgilendirme: Bu sayfadaki bilgiler güncel bilimsel literatür ve uluslararası kılavuzlardan yararlanılarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her hastanın klinik özellikleri farklıdır; burada yer alan bilgiler kişisel tıbbi değerlendirme, tanı veya tedavi önerisinin yerine geçmez. Rektum kanseri şüphesi, belirtileri veya risk faktörleri bulunan kişilerin kişisel değerlendirme için hekime başvurması gerekir. Tedavi planı; güncel kılavuzlar ile multidisipliner kurul değerlendirmesi birlikte dikkate alınarak oluşturulmalıdır.

RandevuAra